PLLA HYAMAX

Kozmetik dermatolojide kullanılan ve günümüzde popüler olan dolgu maddeleri arasında biyolojik olarak parçalanabilir ürünler; başlıca hyaluronik asit (HA), kolajen, kalsiyum hidroksiapatit, polikaprolakton ve poli-L-laktik asit (PLLA) yer almaktadır. Son dönemde PLLA, uzun etkili ve doğal sonuçlar sağlaması ve diğer dolgu maddelerinden farklı olarak yüze hacim vermekten ziyade ön planda lifting etkisi ile yüzdeki sarkma problemlerine destek olması dolayısıyla, hasta ve hekimler tarafından en sık tercih edilen dolgu maddelerinin başında gelmektedir. Aslında geleneksel HA dolguların aksine özellikle orta yüz bölgelerinde belirgin bir lifting etkisi sağladığından sıvı yüz germe ve cildimizin kendi kolajen üretimini doğal yollardan uyarması nedeniyle akıllı dolgu ya da biostimulan dolgu olarak da adlandırılmaktadır. PLLA ciltteki kırışıklıkları düzeltmek ve yaşlanma, lipoatrofi veya diğer nedenlerle kaybedilen doku hacmini geri kazandırmak için tek başlarına veya diğer estetik prosedürlerle birlikte kullanılabilir. Kalsiyum hidroksiapatit ve PLLA dolguları, gibi biostimulan dolgular, endojen kolajen oluşumu için cildimize destek olarak çatı iskele görevi görür. Uzun etkili, bio-parçalanabilir özelliği sayesinde PLLA molekülü enjekte edildikten sonra vücuttan 2 sene içerisinde parçalanarak, şeker, su ve karbondioksit moleküllerine ayrışarak dokudan tamamen atılmakta ve atık olarak birikimi söz konusu olmamaktadır.

PLLA, nazolabial (ağız çevresi) kıvrımların, kontur değişikliklerinin ve diğer yüz kırışıklıklarının görünümünü iyileştirmek için 2009’da FDA onayını almıştır.

PLLA enjekte edildikten sonra, fibroblast çoğalmasını ve kolajen oluşumunu uyaran bir inflamatuar yanıta neden olur ve bu da dermisin hacminde kademeli bir artışa yol açar. PLLA, 9 ila 24 ay boyunca kademeli olarak parçalanır. Diğer HA gibi dolgulara nazaran etkisi geç başlayan (maksimum etkisi 3. ayda) ve daha uzun süren ve zamanla cilde doğal bir güzellik katan PLLA sıvı yüz germe işlemi hemen sonrasında 3-7 gün süren geçici bir ödem görülebilmekte ancak zamanla bu durum ortadan kalkarak ciltte sıkılık, tonus-elastikiyet artışı artarak cildin kolajen üretimine bağlı olarak 2 sene süresince cilde olumlu etkileri devam etmektedir. Birinci aydan önce ikinci bir seans gerekmediği gibi çoğu hastada tek seans yeterli olmakta ve hastanın yaşına, ihtiyacına bağlı olarak 2-3 ayda 1 olmak üzere senede 1-3 seans halinde işlem tekrarlanabilmektedir. PLLA uygulaması öncesinde fraksiyonel karbondioksit lazer ya da altın iğne gibi anti-aging uygulamalar yapılabildiği gibi, uygulama ile aynı gün içerisinde ya da birkaç hafta sonrasında gerekirse ek mezoterapi, gençlik aşısı ya da HA dolgu uygulamaları ile işlemin etkinliği ve etki süresi de uzatılabilmektedir. PLLA’nın etkileri birkaç ay içinde kademeli olarak ortaya çıkar ve doğal sonuçlar üretir. İn vitro deneyler ayrıca PLLA’nın tip 1 ve tip 3 kolajen senteziyle ilgili uyarıcı etkisini doğrulamıştır. Enjeksiyondan altı ay sonra, fibroblastların çoğalma hızı doruğa ulaşır ve dokuları doldurmak için çoğunlukla tip I kolajen olmak üzere büyük miktarda kolajen salgılamaya başlar. İşlem yüzün belli asıcı bağlarının (ligamanlarının) bulunduğu bölgelere ufak mezoterapi iğneleri ile lokal anestezi enjeksiyonunu takiben ağrısız ve oldukça kısa sürede, konforlu bir şekilde uygulanan kanüller yardımı ile deri altı tabaksında uygulandığından iğne ile çoklu enjeksiyon gerektirmez. İşlem sonrası hastalarda herhangi bir sosyal hayatta kısıtlama ya da yara bakımı gerektirmez.

PLLA doğal, yeni kolajen üretimini destekleyen içeriği, lifting etkisi ve HA dolgulardan çok daha uzun ömürlü olması ile ön plana çıkmaktadır. PLLA’nın nazolabial kıvrımlar, akne izleri, yüz asimetrisi ve sarkma, volüm, tonus-elastikiyet kaybı gibi diğer kozmetik endikasyonlar için etkinliği gösterilmiştir. Temporal (şakak bölgesi), zigoma (elmacık), orta yüz, çene ve jawline bölgeleri şekillendirmede, kemiksi alanları belirginleştirmede oldukça başarılıdır. Yüz haricinde, boyun sarkmalarında, dekoltedeki kırışıklıklarda, koldaki, göbek üstündeki sarkmalarda, diz kapaklarındaki kıvrım alanlarında, popo bölgesinde şekillendirmede de güzel sonuçlar vermektedir. Sonuç olarak PLLA’nın yüz ve vücut estetiği için oldukça etkin, uzun etkili ve güvenilir bir tedavi olduğu gösterilmiştir.

 

Doç. Dr. Pelin Doğa Üstüner

Dermatoloji Uzmanı